MSB: Yunanistan, Barış ve İstikrara Zarar Verebilecek Faaliyetlerden Kaçınmalı GÜNDEM
Paylaş

MSB: Yunanistan, Barış ve İstikrara Zarar Verebilecek Faaliyetlerden Kaçınmalı

Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Yunanistan’ın Doğu Ege adalarındaki silahlanma faaliyetlerine ilişkin, “Beklentimiz, Yunanistan’ın bölgede barış ve istikrara zarar verebilecek bu tür faaliyetlerden kaçınması ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmesidir” açıklamasında bulundu.

MSB, haftalık basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Toplantıda Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, Kıbrıs Adası’ndaki askerî faaliyetler, Yunanistan’ın Doğu Ege adalarını silahlandırması ve Yunanistan, GKRY ile İsrail’i birbirine bağlaması planlanan denizaltı elektrik kablosuna ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması

Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin soruyu yanıtlayan MSB, anlaşmanın üye ülkeler arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin geliştirilmesi ile ortak savunma kapasitesi ve caydırıcılığın güçlendirilmesine yönelik bir çerçeve sunduğunu belirtti.

Bakanlık açıklamasında, “Anlaşma kapsamındaki faaliyetler, üye ülkelerin ortak kararları ve ilgili ulusal süreçler doğrultusunda yürütülmektedir” ifadelerine yer verildi.

Doğu Akdeniz’deki gelişmeler

Doğu Akdeniz’de yaşanan son gelişmelere ilişkin açıklamada, bölgede kriz ve gerginliklerin arttığı bir dönemde Kıbrıs Adası’ndaki askerî gelişmelerin yakından takip edildiği belirtildi.

MSB, GKRY’nin devam eden silahlanma faaliyetleri ile üçüncü ülkelerle geliştirdiği askerî iş birliklerinin Ada’daki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkileyebilecek nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, bu tür adımların taraflar arasındaki güvenin tesisine ve Ada’daki barış ve istikrara katkı sağlamadığı vurgulandı.

Son dönemde gündeme gelen GKRY’deki hava savunma sistemine ilişkin, bunun Kıbrıs Türk halkı ve KKTC açısından doğrudan bir tehdit oluşturmadığı yönündeki iddiaların, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile meşru hak ve menfaatlerinin göz ardı edilmesine gerekçe teşkil edemeyeceği belirtildi.

MSB, bölgedeki her türlü gelişmenin yakından takip edildiğini ve gerekli tedbirlerin alındığını bildirdi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin de Akdeniz’in uluslararası suları ve hava sahasında gerçekleştirdiği faaliyetler ile eğitimlerine aralıksız devam ettiği ifade edildi.

Açıklamada, Türkiye’nin garantör ülke olarak geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de Kıbrıs Türk halkının güvenliği, huzuru ve refahının korunmasına yönelik gerekli tedbirleri KKTC makamlarıyla iş birliği içerisinde almaya devam edeceği kaydedildi.

Yunanistan’ın Doğu Ege adalarındaki silahlanma faaliyetleri

Yunanistan’ın gayri askerî statüdeki Doğu Ege adalarını silahlandırmasına ilişkin MSB tarafından yapılan açıklamada, adaların gayri askerî statüsünün 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile açık şekilde düzenlendiği belirtildi.

Açıklamada, bu statünün aksine gerçekleştirilen silahlanma faaliyetleri ile bunları meşrulaştırmaya yönelik açıklamaların mevcut hukuki durumu değiştirmediği ifade edildi.

MSB, “Beklentimiz, Yunanistan’ın bölgede barış ve istikrara zarar verebilecek bu tür faaliyetlerden kaçınması ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmesidir” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdürdüğü belirtilen açıklamada, uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerin korunmaya ve ülkenin güvenliğine yönelik gerekli tedbirlerin kararlılıkla alınmaya devam edileceği bildirildi.

Denizaltı elektrik kablosu projesine ilişkin açıklama

Yunanistan, GKRY ve İsrail’i birbirine bağlaması planlanan denizaltı elektrik kablosuna ilişkin soruyu da yanıtlayan MSB, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları ve kıta sahanlığından kaynaklanan hak ve menfaatlerin korunması konusundaki kararlılığın devam ettiğini belirtti.

Açıklamada, Türkiye ile Libya arasında akdedilen Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası ile Türkiye’nin 18 Mart 2020 tarihinde Birleşmiş Milletlere bildirdiği kıta sahanlığı sınırlarının bu konudaki hukuki çerçeveyi ortaya koyduğu ifade edildi.

Uluslararası hukuk uyarınca kıta sahanlığında gerçekleştirilecek kablo veya boru döşeme ile bilimsel araştırma gibi faaliyetlerin Türkiye ile önceden koordine edilmesi gerektiği belirtilerek, “Bu kapsamda, ülkemizin hak ve menfaatlerini göz ardı eden izinsiz faaliyetlere müsaade edilmemekte, bölgedeki gelişmeler yakından takip edilerek gerekli tedbirler alınmaktadır” denildi.

MSB, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de kıyı devleti olmaktan kaynaklanan hak ve yetkilerini kullanmaya, deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya devam edeceğini bildirdi.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.