Gecede konuşan Süleyman Soylu, son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan tartışmalara doğrudan isim vermeden değindi. Soylu’nun özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve AK Parti hareketine yakın isimlerle ilgili son dönemde gündeme gelen iddialara ilişkin sözleri dikkat çekti.
Soylu, konuşmasında dava ve hareket kavramları üzerinden birlik ve sorumluluk mesajı vererek, kişilerin yaptığı hataların davanın kendisiyle özdeşleştirilmemesi gerektiğini vurguladı.
“Kim yanlış yaparsa, yanlış yapan odur ve dışarı çıkar”
Soylu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Biz, bir davanın bir dönemdeki mensuplarıyız. İçimizde kim yanlış yaparsa, yanlış yapan odur ve dışarı çıkar! Dava, alimallah devam eder. Dava, milletimizin davasıdır.”
Kişisel hataların davaya mal edilmemesi gerektiğini belirten Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kim yanlış yaparsa, kim eksik yaparsa, insandır; kim hata yaparsa, kim tama ederse, bu davanın onunla işi yoktur!”
Soylu, söz konusu davaya zarar verecek hiçbir tutum ve davranışa müsamaha gösterilemeyeceğini de belirterek, “Bu davaya kimsenin zarar vermesine, hiçbir bireyin zarar vermesine tahammül edemeyiz” dedi.
“Bu dava için 15 Temmuz’da şehitler oldu”
Konuşmasında geçmişte yaşanan siyasi ve toplumsal mücadelelere de atıfta bulunan Soylu, davaya gönül veren insanların bedeller ödediğini ifade etti.
Soylu, “Bu dava için insanlar sarıldı. Bu dava için 15 Temmuz’da şehitler oldu. Bu dava için insanlar hapse girdiler” ifadelerini kullandı.
Başörtüsü nedeniyle geçmişte yaşanan mağduriyetleri de hatırlatan Soylu, şu sözleri dile getirdi:
“Bu dava için, evet, başına başörtüsünü takan kadınlar; oğlu üsteğmen oldu, oğlu albay oldu, oğlu paşa oldu, askeriyeden içeri giremedi.”
“Millete yanlış yapamayız”
Türkiye’de bugün herkesin kendisini ifade edebildiğini söyleyen Soylu, konuşmasının sonunda millete karşı sorumluluk vurgusu yaptı.
Soylu, “Bugün herkesin kendini ifade ettiği Türkiye için Allah’ımıza şükrolsun!” derken, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Bu milletimize yanlış yapamayız! Millet ne emrederse, biz onun sonuna kadar emrine amadeyiz. Bu kadar basittir. Bu kadar net.”