Paylaş

Alihan Kuriş Suç Örgütünden FETÖ Vari Yapılanma

FETÖ vari Paralel yapılanmanın en somut örneklerinden biri Alihan Kuriş liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütüdür. 15 Temmuz hain darbe girişiminden yaklaşık iki ay sonra, Süleymancı cemaatinin lideri Arif Ahmet Denizolgun, sağlık durumunun iyi olduğu bir dönemde ani şekilde hayatını kaybetti. Denizolgun, yüksek güvenlikli evinde hayatını kaybetti. Yanında bulunan üst düzey yöneticiler dahi ölümünü fark etmedi. Cesedine yaklaşık 36 saat sonra ulaşıldı. Ölümünün Ardındaki Sır Perdesi Devlet, FETÖ...

FETÖ vari Paralel yapılanmanın en somut örneklerinden biri Alihan Kuriş liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütüdür.

15 Temmuz hain darbe girişiminden yaklaşık iki ay sonra, Süleymancı cemaatinin lideri Arif Ahmet Denizolgun, sağlık durumunun iyi olduğu bir dönemde ani şekilde hayatını kaybetti.

Denizolgun, yüksek güvenlikli evinde hayatını kaybetti. Yanında bulunan üst düzey yöneticiler dahi ölümünü fark etmedi. Cesedine yaklaşık 36 saat sonra ulaşıldı.

Ölümünün Ardındaki Sır Perdesi

Devlet, FETÖ ile etkin mücadele kapsamında Süleymancılardan destek istedi. Cemaat lideri Arif Ahmet Denizolgun bu talebe olumlu cevap verdi.

Denizolgun’un ölümünün ardındaki en önemli nedenlerden biri de bu tutumuydu.

Ardından FETÖ bağlantılı bazı kesimlerle yurt dışında görüşmeler yapan Alihan Kuriş, 2016 yılında Kanada’da katıldığı toplantının ardından cemaatin başına geçti.

Kuriş döneminde cemaat yeniden yapılandırıldı.

FETÖ’nün yıllar boyunca kullandığı yöntemlere benzer bir sistem kuruldu.

Şehir yapılanmaları güçlendirildi.

Devletin kritik noktalarında kadrolaşma başladı.

Ekonomik yapı büyütüldü.

Ticari faaliyetler genişletildi.

İçişleri Bakanı’nın “Blopper” Açıklaması

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Alihan Kuriş yapılanmasına ilişkin açıklaması, bu yapılanmanın boyutunu ortaya koyan en önemli açıklamalardan biridir.

Çiftçi, operasyonun bütün bir cemaate veya muhafazakâr kesime yönelik olmadığını, doğrudan yapının üst yönetimine yönelik gerçekleştirildiğini açıkladı.

İçişleri Bakanı ayrıca FETÖ’nün kullandığı ByLock uygulamasına dikkat çekerek, Alihan Kuriş yapılanmasının üst yönetiminin “Blopper” isimli gizli bir uygulama kullandığını söyledi.

Bu açıklama son derece önemlidir.

Çünkü artık tartışılan konu yalnızca dini faaliyetler değildir.

Ortada örgütlü suç, üst yönetim, gizli haberleşme ve devlet içerisinde yapılanma iddialarını aşan ciddi bir soruşturma bulunmaktadır.

FETÖ’nün ByLock üzerinden nasıl örgütlendiği biliniyor.

Bugün aynı yöntemin başka bir uygulama üzerinden kullanılıp kullanılmadığı mutlaka ortaya çıkarılmalıdır.

Ekonomik Güç Nasıl Büyüdü?

Bir başka dikkat çekici iddia ise FETÖ mensuplarına ait Ankara ve İstanbul başta olmak üzere değerli bölgelerdeki arsa ve taşınmazların satın alınması oldu.

Cemaatin daha sonra kooperatifler üzerinden başta inşaat olmak üzere farklı sektörlerdeki faaliyetlerini genişlettiği görüldü.

Kuriş döneminde cemaatin ekonomik gücünün kısa sürede ciddi şekilde büyüdüğü dikkat çekti.

Özellikle altın ve döviz piyasalarında etkinlik artırıldı.

Cemaatin servetindeki hızlı artış dikkat çekti.

Burada sorulması gereken sorular açık:

Bu ekonomik büyümenin kaynağı nedir?

Şirketler nasıl büyüdü?

Sermaye nereden geldi?

Taşınmazlar kimlerden satın alındı?

Şirketler arasındaki para trafiği nasıl gerçekleşti?

Bu ekonomik ağın arkasında kimler bulunuyor?

Siyasi Baskı ve Telkinler

Cemaat mensuplarına yönelik siyasi baskı da dikkat çekti.

15 Temmuz hain darbe girişimine ve verilen yüzlerce şehide rağmen 15 Temmuz’un “tiyatro” olduğu yönündeki söylemler cemaat içerisinde yaygınlaştırıldı.

Aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy verilmesi yönünde telkin ve emirler verildi.

Bu durum, yapının yalnızca dini faaliyetlerle sınırlı kalmadığını gösteren önemli bir başlıktır.

Piyasalara Müdahale

Türkiye’nin en zengin gruplarından biri haline gelen yapının altın, döviz, sebze ve meyve piyasalarında da etkinlik kurduğu görüldü.

Binlerce ton sebze ve meyve kendi adamları tarafından satın aldırıldı.

Ürünler piyasaya sürülmeyerek çürümeye bırakıldı.

Amaç açıktı:

Piyasada ürün sıkıntısı oluşturmak, fiyatları yükseltmek ve vatandaşın mağdur olmasını sağlamak.

Bu yöntem, ekonomik gücün yalnızca ticaret amacıyla değil, piyasayı yönlendirmek için de kullanılabileceğini gösteriyor.

Denetimler ve Şirketlerdeki Usulsüzlükler

İlgili bakanlıklarda görev yapan bazı memurlar rutin denetimleri usulsüz şekilde gerçekleştirdi.

Özellikle altın sektöründe günlük kârlar zarar olarak gösterildi.

Kaçak yapılar ve ruhsatsız iş yerleri konusunda da bağlantılar devreye sokuldu ve işlemler usulsüz şekilde yürütüldü.

Yüzlerce iş yeri ve şirket yönetiminde benzer uygulamalar gerçekleştirildi.

Asıl Mesele Burada Başlıyor

FETÖ’nün yıllarca kullandığı yöntemler ortada:

Kadrolaşma…

Ekonomik güç…

Şehir yapılanmaları…

Kritik noktalarda etkinlik…

Gizli haberleşme…

Merkezi emir-komuta…

Devlet içerisinde güç devşirme…

Bugün Alihan Kuriş yapılanmasıyla ilgili ortaya çıkan tablo da bu nedenle son derece ciddi.

İçişleri Bakanı’nın “Blopper” açıklaması da bu tablonun en kritik noktalarından biri.

Türkiye, 15 Temmuz’da paralel yapıların devleti nasıl tehdit edebileceğini yaşayarak gördü.

Çünkü mesele bir cemaat meselesi değildir.

Mesele, devletin içinde devlete rağmen bir güç oluşturulup oluşturulmadığıdır.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.