Paylaş

Samsun Kaderine Terk Edilmiş: Belediyeler Ne Yapıyor?

Belediyelerin asli görevleri arasında, şehirlerde hizmet veren otobüs, tramvay, taksi, dolmuş hatları ve ilçe minibüslerinden oluşan toplu taşıma sisteminin düzenlenmesi ve denetlenmesi de bulunuyor. Ne yazık ki şehrimizde diğer birçok hizmet alanında olduğu gibi toplu taşımada da eksiklikler ve denetimsizlikler artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaşmış durumda. Türkiye’nin birçok şehrinde rutin olarak gerçekleştirilen denetimler, ne yazık ki şehrimizde aynı hassasiyetle yapılmıyor. Sams...

Belediyelerin asli görevleri arasında, şehirlerde hizmet veren otobüs, tramvay, taksi, dolmuş hatları ve ilçe minibüslerinden oluşan toplu taşıma sisteminin düzenlenmesi ve denetlenmesi de bulunuyor.

Ne yazık ki şehrimizde diğer birçok hizmet alanında olduğu gibi toplu taşımada da eksiklikler ve denetimsizlikler artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaşmış durumda.

Türkiye’nin birçok şehrinde rutin olarak gerçekleştirilen denetimler, ne yazık ki şehrimizde aynı hassasiyetle yapılmıyor.

Samsun’da görülür! Ama hangi şehre giderseniz gidin, taksilerin belirli standartlara sahip olduğunu görürsünüz. Sarı! - sarımtrak, beyaza dönmüş sarı , kaportası vuruk, boyası dökülmüş, kasası bakımsız veya günlük temizliği yapılmamış bir taksiyle karşılaşma ihtimaliniz oldukça düşüktür. Çünkü bu araçlar düzenli olarak denetlenir.

Peki bizim şehrimizde durum nasıl?

Şehirde hizmet veren toplu taşıma hatlarının neredeyse tamamında ciddi sorunlar yaşanıyor. Ticari kamyonet türündeki küçük dolmuşlara koltuk eklenerek oluşturulan düzeneklerle adeta yolcu taşımacılığı yapılmaya çalışılıyor. Yolcular, daracık alanlara sıkıştırılıyor; çoğu zaman başları tavana değecek kadar eğilmek zorunda kalıyor. 7 kişinin sıkıştığı bu araçlarda, konfor ve insan onuruna yakışır bir yolculuk imkânından söz etmek ise neredeyse mümkün olmuyor.

Bakımsızlıktan dökülen toz ve kir nedeniyle nefes almakta zorlanmak, klimasız araçlarda özellikle yaz aylarında ter içinde kalmak ise işin cabası.

Dahası, araçların bakımından temizliğine, yolcu güvenliğinden çalışma düzenine kadar birçok konuda ciddi soru işaretleri bulunuyor.

Özetle; özellikle Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda bulunan bu alan, yıllardır adeta kaderine terk edilmiş durumda.

Öyle bir düzen oluşmuş ki çalışanlar, yani şoförler kendi kurallarını koyuyor; kendi düzenlerini oluşturuyor ve bu düzeni uyguluyor. Ortaya ise düzen değil, tam anlamıyla bir düzensizlik çıkıyor.

Mesele Sadece Ulaşım Değil

Aslında sorun yalnızca toplu taşımadan ibaret değil.

İnsan hayatının, sağlığının ve şehir düzeninin yeterince önemsenmediği bir anlayışla karşı karşıyayız.

Pis bir şehir, bozuk yollar, düzensiz kaldırımlar, işgal altındaki sokaklar…

Devletin yoluna sandalye, masa, duba ve çeşitli malzemeler koyarak kamusal alanları kendi mülkü gibi kullanan esnaflar. Kaldırım işgalleri…

Ve bütün bunların karşısında “Kim ilgilenecek, kim denetleyecek, kim müdahale edecek?” soruları…

Şehir adeta kendi kaderine bırakılmış durumda.

Elbette şehrimizde yapılan güzel işler de var. Organize Sanayi Bölgeleri, hastaneler, kütüphaneler, büyük yatırımlar ve çeşitli projeler hayata geçiriliyor. Ancak bunların önemli bir bölümü merkezi hükümetin yatırımlarıyla gerçekleştiriliyor.

Öyle bir noktaya geldik ki yatırım veya sanayi alanında eksik olduğunda vatandaş bu sorunu CİMER’e yazıyor, devletin ilgili kurumu gelip eksikliği zaten yapıyor.

O zaman asıl sorulması gereken soru şu: Belediyeler ne yapıyor?

Devlet tarafından yapılan yatırımların yanında poz vermek, tek başına halka hizmet etmek anlamına gelmez.

Bir şehri yönetmek; yalnızca törenlere katılmak, açılışlarda fotoğraf vermek veya yapılan yatırımların yanında görünmek değildir.

Bir şehri yönetmek; sokağa çıkmak, denetlemek, düzenlemek, vatandaşın sorununu görmek ve gerektiğinde müdahale etmektir.

Bugün şehirde ciddi bir kaos görüntüsü var.

Kimin ne yaptığı, kimin hangi hizmetten sorumlu olduğu, kimin denetlediği belli değil.

Esnaf kendi kurallarını koymuş, uyguluyor ve devam ediyor.

Vatandaş ise bütün bu düzensizliğin ortasında yalnız bırakılıyor.

İlgilenen yok. Soran yok. Denetleyen yok. Gereğini yapan yok.

Oysa belediyecilik, yalnızca devlet yatırımlarına kendi yapmış gibi sahip çıkmak değil; şehrin her sokağında düzeni, temizliği, güvenliği ve yaşam kalitesini sağlamaktır.

Şehrin gerçek gündemi budur.

Ve artık sorulması gereken soru da çok nettir:
Belediyeler ne yapıyor?

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.