Bakanlık tarafından Başsavcılığa sunulan suç duyurusu dilekçesinde, Saymaz ve Ağırel'in katıldıkları bir televizyon programında Bakan Bolat hakkında dile getirdikleri iddialara yer verildi.
Dilekçede, iki gazetecinin "kurgusal ve asılsız bilgileri manipülatif bir şekilde iç içe geçirip alenen yayarak" kamuoyunda Bakan Bolat'ın hukuka aykırı bir fiili bizzat gerçekleştirdiği yönünde algı oluşturmaya çalıştıkları öne sürüldü.
Televizyon programının ardından sosyal medya paylaşımlarıyla da kamuoyunun yanıltılmasına devam edildiği iddia edilen dilekçede, söz konusu eylemlerin "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "hakaret", "iftira" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarını oluşturduğu savunuldu.
"Devlet tüzel kişiliğini hedef alan açıklamalar"
Suç duyurusu dilekçesinde, yapılan paylaşımlarla Ticaret Bakanlığının toplum nezdindeki saygınlığının zedelenmesinin amaçlandığı ileri sürüldü.
Açıklamalarda Bakan Bolat'ın yanı sıra Ticaret Bakanlığının ve dolayısıyla devlet tüzel kişiliğinin de hedef alındığı belirtilen dilekçede, devlet ve kurumlarını yıpratmaya yönelik eylemlerin cezalandırılmasının anayasal düzenin ve demokratik hukuk devletinin korunması açısından gerekli olduğu ifade edildi.
Bakanlık, suç duyurusunda Saymaz ve Ağırel hakkında gerekli soruşturmanın yürütülmesini ve hukuki işlem yapılmasını talep etti.