Avrupalılar der ki: " Biz bir Devin omuzlarındaki cüceleriz Devden daha ileriyi görebiliriz."
Kendi kokuşmuş zulüm, cinnet ve cinayetlerle dolu tarihlerini kast ederek. Geçmişlerinden güç alarak ileriye baktıklarını ifade ederler. Günümüzde de Siyonist-emperyalist-kapitalist duruşlarının evveliyatlarını bildiklerini daha da ileri gideceklerini ifade ederler.
Peki biz? Biz Devimizin neresindeyiz? Neye göre ilerleyeceğiz. Onların kendilerine koyduğu ve bize de göstermelik çizdiği hedeflere mi? Yoksa genlerimize işlenmiş olan Kutsal bir davanın hedefine doğru mu?
Yani bize kör muamelesi yaparak “bak sana iste hedef” denilen istikametten vazgeçip, gerçek maksadımıza uygun hedef belirleyerek: Önce insan ve insanlık diyerek merhamet ve adalet ile hükmedeceğimiz...
KIZILELMAYA'MI? İlerleyeceğiz?
O zaman bizim omuzuna oturacak bir Deve ihtiyacımız var. Yani geçmişimizden hız ve haz alarak istikamet çizeceğiz. İman ile ya uyuyan Devimizi uyandırır omuzlarına çıkar yeniden Cihana yön veririz. yada kukla veya maskara olmaya devam ederiz.......
Devimizin uyanması için de muhakkak geriye özümüze-benliğimize dönmemiz, tarihimizi yeniden okumamız şart. Çünkü ilk yaptıkları bozulma tarihimize şaşı bakmamızı sağlamak üzere idi. İki yüz yıldır tarihimize sövüp duruyoruz. Biliyorlardı ki: Çünkü geçmişten ışık alamayanlar, geleceği aydınlatamazlar. İstedikleri kendine yetemeyen müstemleke bir Türkiye ve kendi, geçmişine, kaderine ve halkına düşman bir topluluk oluşturmak idi. Yıllardır birbirimizi yediğimiz yeter artık.
Erdem BEYAZIT'a rahmet ile:
Altımızda kayan bu ölü şehri
durdursana
Ey gücü toprak kadar eski
Ey gücü yer kadar ağır çocuk
Büyüyen elimin üstüne koy
elini
Sana bir yürek vuruşu gibi belirli
Gelen zamanı haber veriyorum.........
“Ülkemizi geri almamız” için, ellerimizi kenetleyip, gönüllerimizi birleştirerek büyük gürültü çıkarıp; Yüzyıllardır uyu(tul)yan devi uyandırmamız şart. Bunu başarırsak yeniden mazlumların koruyucusu, bölgemize ve Dünyamıza örnek bir cihan şümul bir devlet oluruz. Yoksa bırakın devden ileriyi görebilmeyi burnumuzun ucunu da göremeyeceğiz...
Birçoğumuz farkında değiliz belki ama: Savaş asıl şimdi başlıyor.