Samsun denildiğinde akla yalnızca deniz, tarih ve doğal güzellikler gelmemeli. Bu kadim şehrin sofralarında saklı, kuşaktan kuşağa aktarılan güçlü bir gastronomi kültürü de var.
Bafra pidesinden Terme pidesine, Çarşamba kıvratmasından kaz tiridine, nokulundan yöresel lezzetlerine kadar Samsun, keşfedilmeyi bekleyen büyük bir mutfak zenginliğine sahip.
Üstelik Samsun mutfağının zenginliği yalnızca bilinen yemeklerle sınırlı değil. Annelerimizin, ninelerimizin yıllardır mutfaklarında yaşattığı geleneksel lezzetler de bu kültürün çok önemli bir parçası. Doğadan toplanan ısırgan otu, kaldırayak, pazı ve daha nice otla hazırlanan yemekler, geçmişten bugüne taşınan bir mutfak mirasıdır. Bir zamanlar evlerimizin sofralarından eksik olmayan bu lezzetleri yeniden hatırlamak ve gelecek nesillere aktarmak zorundayız.
Çünkü bu yemekler sadece birer tarif değil; çocukluğumuzun hatırası, annelerimizin emeği ve kültürümüzün yaşayan değerleridir.
Ancak bu lezzetleri yalnızca kendi sofralarımızda yaşatmak yeterli değil. Samsun mutfağını ulusal ve uluslararası alanda tanıtmalı, yöresel ürünlerimizi turizmle buluşturmalı ve gastronomiyi şehrin ekonomik değerlerinden biri hâline getirmeliyiz.
Çünkü gastronomi sadece yemek değildir; bir şehrin tarihi, kültürü, hafızası ve kimliğidir.
Samsun'un lezzetlerini markalaştırmak, yerel üreticiyi desteklemek, geleneksel tarifleri korumak ve gastronomi turizmini geliştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Burada özellikle bireysel sorumluluğun altını çizmek istiyorum. Samsun'un tanıtımına katkı sağlamak sadece kurumların, belediyelerin veya turizm kuruluşlarının görevi değildir. Her birimiz yaşadığımız şehrin değerlerini anlatmalı, yöresel lezzetlerimizi tanıtmalı, sosyal medya hesaplarımızda paylaşmalı ve bu kültürün yaşatılmasına destek olmalıyız.
Bir kişinin paylaşacağı bir yöresel yemek fotoğrafı, anlatacağı bir aile tarifi veya tanıtacağı bir yerel işletme bile Samsun'un tanıtımına katkı sağlayabilir.
Unutmayalım; Samsun'un anlatacak çok hikâyesi, tattıracak çok lezzeti var. Bu şehrin mutfağı da en az tarihi ve doğası kadar tanıtılmayı hak ediyor.
Samsun'u tanıtmak hepimizin görevi. Çünkü bu şehir bizim, bu kültür bizim, bu lezzetler bizim!
